-
Avrupa
Türk Gazeteciler Birliği (ATGB):
Avrupa
ülkelerinde yaşayan Türk gazetecileri Avrupa Türk Gazeteciler
Birliği (ATGB) adı altında örgütlenme çalışmalarını
sürdürüyorlar. Örgütlenme zorunluluğunun nedenlerini çok yönlü
ve çok boyutlu olarak değerlendiren kurucu üyeler, yaşadığımız
çağda gazetecilik mesleğinin artan olanaklar, ama aynı
zamanda artan kısıtlamalarla belirlendiğinden yola çıkmaktadırlar.
Örgütlenme, gazetecilik mesleğini meslek etiğine ve değerlerine
uygun bir şekilde yapabilmek,
iç denetim mekanizmalarını harekete geçirebilmek için gerekli
ve zorunludur.
Dünyada, Avrupada ve Türkiyede genel durum, gazetecilik mesleği
açısından çok heyecanlı, ama o ölçüde de, eğer
gerçeğin peşindeysek, artan zorluklarla dolu bir döneme
girildiğini göstermektedir.ATGB böyle bir
heyecanla ve artan zorluklarla mücadele etme kararlılığı
ile kurulmaktadır.
Bu durumun, genel olarak tüm gazeteciler, özel olarak göçmen
konumundaki gazeteciler için ek yükümlülükler, aşılması
gereken yeni sorunlar yarattığının bilinciyle hareket
eden kurucu üyeler, Avrupa ülkelerinde yaşayan Türk gazetecilerin
kendi aralarında hızla örgütlenmelerini ve Avrupa çapında
her ulustan meslektaşlarıyla ilişkiler kurmalarını
kolaylaştırmayı temel görevleri arasında saymaktadırlar.
ATGBnin kuruluşuna gerekçe oluşturan en temel etken,
mesleki dayanışmanın Avrupa ülkelerinde yaşayan Türk
gazeteciler arasında yeterince gelişmemiş, bunun organlarının
ve gelişme kanallarının yaratılamamış olmasıdır.
ATGB, öncelikli görev olarak, Avrupada yaşayan Türk gazeteciler
arasında dayanışmanın geliştirilmesi için çaba
gösterecektir.
Günümüzde Avrupa ülkelerinde çalışan Türk gazetecilerin büyük
kısmı, bulundukları ülkelerde Türkçe yayınlanan
gazetelerde, Türkçe yayın yapan radyo ve TV kanallarında Türkiyeli
göçmen kitlesine hizmet etmektedirler. Bu hizmetin görülmesi sırasında
karşılaştıkları güçlükler, hem bulundukları
ülkelerin kurum ve kuruluşlarından hem de çalıştıkları
basın-yayın organlarından ve o organların bağlı
bulunduğu Türkiyedeki merkezlerden kaynaklanmaktadır.
Sendikal haklardan yararlanamayan gazeteciler, Avrupa ülkelerinde diğer
uluslardan meslektaşları arasında da örgütsüzlükleri
ile dikkati çekmektedirler. ATGB bir sendikal örgütlenme değildir.
Ancak bu alandaki boşluğun en azından dayanışma
yoluyla bir ölçüde giderilmesi ve sendikalaşmanın öneminin
anlatılması, kuruluşumuzun görevleri arasında yer
alacaktır.
Kuşkusuz dayanışma soyut bir temel üzerinde geliştirilemez.
Bu nedenle gazetecilerin, gerek meslek içi sorunlarıyla, gerekse
gazetecilik mesleğini olumlu ve özellikle olumsuz yönde etkileyen dünyamızın
içinde bulunduğu durumla ilgili somut değerlendirmeler yapmaları
ve mesleki dayanışmayı bu somut temel üzerinde geliştirmeye
çalışmaları gerekmektedir.
Avrupa ülkelerinde görev yapan Türk gazeteciler, bir yandan çalıştıkları
basın yayın organlarındaki olumsuzluklarla uğraşırken,
diğer yandan bulundukları ülkede karşılaştıkları
ayrımcılıkla da mücadele etmek durumundadırlar.
ATGB, her platformda ayrımcılığı açığa
çıkarmayı ve onunla mücadele etmeyi görevleri arasında
saymaktadır.
Günümüzde yazılı, sözlü ve görsel basın, hemen hemen
bütün ülkelerde belirli tekellerin ve tekel gruplarının
elinde ya da denetiminde bulunmaktadır. Bu, Türkiyede de Avrupa
ülkelerinde de böyledir. Avrupada çalışan Türk
gazetecileri, gerek çalıştıkları yayın organlarının
Türkiyeyle olan bağları, gerekse Avrupa ülkelerindeki
durumun da daha farklı olmaması nedeniyle, bu durumdan olumsuz yönde
etkilenmekte, iş güvencesi, meslek etik ve değerlerine uymakta
zorlanma, özgür gazetecilik yapamama gibi sorunlarla karşılaşmaktadırlar.
Bu durumun sergilenmesi bile tek başına önem taşımaktadır.
ATGB, düzenlediği toplantılarla bu konuda en azından
sorunların bilince çıkması yönünde çaba harcayacak,
olumsuz gelişmeleri göğüsleyebilmek için çözüm yolları
arayacaktır.
Bu arada son yıllarda yaşadıkları ülkelerde ulusal ya
da yerel çeşitli yayın kuruluşlarında çalışan,
ancak ana dili Türkçe olan gazetecilerin sayısında da büyük
bir artış gözlenmektedir.
Küreselleşme çağında haber alma olanakları olağanüstü
bir şekilde gelişmiş, insanlar yoğun ve denetlenmesi
olanaksız bir enformasyon yağmuru altında kalmışlardır.
Bu durum, politik alanın, iş çevrelerinin, basına
egemen olan tekel gruplarının, haber akışını
diledikleri gibi yönlendirmelerine olanak sağlamakta, gerçekler, yoğun
ve yönlendirilmiş enformasyon akışı içinde
kaybolmaktadır. Okuyucu, izleyici ile haber akışı arasında,
gerçeğin kaybolmaması sorumluluğu ve yükümlülüğü,
bu haber akışını gazetecilik etiği ve değerleri
açısından filtre etmesi gereken gazetecilerin sırtındadır.
Ne var ki bu, içinde bulunduğumuz koşullarda yerine getirilmesi
güç bir görevdir. Basın yayın organlarında yönetici
konumda bulunanlar politik alanın ağır etkisi altında
kalmakta, politik çevreler ise basını yönlendirmeyi kendileri
açısından hayati ve vazgeçilmez görmektedirler.
Son gelişmeler bu durumun uluslararası planda olağanüstü
boyutlara vardığını göstermiş, gerek 11 Eylül
saldırısı gerekse Afganistana ABD ve İngilterenin
askeri müdahalesi konusunda sağlıklı haber almak neredeyse
olanaksızlaştırılmıştır. Gazeteler ve
TV kanalları, ABD yönetiminin güdümüne girmiş, itiraz
edenler işlerinden uzaklaştırılmış, yaratılan
ağır psikolojik baskı ile yayınlar etkilenmiş, tüm
gazete ve TV kanalları hükümet denetimindeki belirli kanallara bağlı
kılınmıştır. Öte yandan şeriatçı
Taleban yönetimi de Afganistanda gazetecilik yapma olanaklarını
ortadan kaldırmış, Afgan halkı ile birlikte bu ülkede
neler olup bittiği konusunda sağlam ve gerçek bilgilere sahip
olma hakkını kullanmak isteyen diğer insanlar da engellenmişlerdir.
Bu, gazetecilik mesleği açısından kabul edilemez bir
durumdur. Gazeteciler bu duruma boyun eğemezler.
Sözünü ettiğimiz örnek, gazeteciler arasında uluslararası
dayanışmanın zorunluluğunu kanıtlamaktadır.
Bilgi alışverişi ile sansürü etkisizleştirebilecek
yeni ve yaratıcı yöntemlerin keşfedilmesi gerekmektedir.
Sansürün kırılmasının yollarının ancak bu
şekilde; uluslararası dayanışmayı
güçlendirerek bulunabileceği ortadadır.
ATGB bu yönde çaba harcayacak, uluslararası gazetecilik kuruluşları
ile bu temelde işbirliklerini geliştirmek için elinden geleni
yapacaktır.
ATGB, Avrupa ülkelerinde görev yapan meslektaşlarını ATGB
çatısı altında örgütlenmeye, onunla ilişki kurmaya,
çalışmalara katılmaya, bilgi alışverişine
katkıda bulunmaya çağırmaktadır.
-
Bund
türkischer JournalistInnen in Europa
Der
Bund türkischer JournalistInnen in Europa ist ein Zusammenschluss der in
Europa lebenden und arbeitenden Journalisten und Journalistinnen. Der Bund
mit seiner Hauptsstelle in Frankfurt am Main ist offen für alle
MedienarbeiterInnen aus allen Bereichen. Unser Hauptziel ist, auf
berufliche Fragen unserer Mitglieder Antworten zu finden, sie in ihrem
Beruf zu unterstützen, Berufsethik fördern und für berufliche Weiter-
und Fortbildung zu sorgen. weiter
home
|
|
|
 |